16 Mayıs 2017 Salı

Ben Sana Şiir Yazayım Sen Sadece Gül Kitap Yorumu


Lakin.
Orhan Veli misali
Atamam da denize kendimi
Bir güzel var çünkü
Deniz Karanlığa düşen fenere benzer
Gözleri var aramızda kalsın
Yaşamaktan da güzel 

Bazı kitaplar vardır. Her zaman okunmaz. Kendilerini saklarlar ve okunmasını istediği zamanlarda ortaya çıkar.

Her kitap aynı derecede okunmaz. Bazen mutlu olur okursun, bazen için acır kitapta kendini bulur, dağıtırsın.

Bende tam böyle bir ruh hali içinde başladım Ben Sana Şiir Yazayım Sen Sadece Gül.
Ben kitap okurken müzik dinlemeyi çok seviyorum. Kulaklıklarımı takar, dış dünya ile bağlantımı keser, kendimi kitabın içine hapsederim. Hele de birde gece ise en sevdiğim karanlık gecede kitap okumak benim için bulunmaz bir zevk.

İnişli, çıkışlı benim için iyi geçmeyen bir haftada bu kitap beni kendine çekti ve hüzünlü, gözyaşlı acabalı ve sorularla okudum bitirdim Yusuf Gürer'in şiir kitabını.

"Mesela sen benim Tomris'im ol, ben senin Cemal'in, Edip'in, Turgut'un... Bir şiir gelsin hiç gitmesin sonra. Sen bir gül kocaman, hiç solmasın dudaklarında kalsın.
Çay da demleriz; ben demli severim ama kafiyesiz de yapamam bilirsin. Açık olsun. Seni mi kıracağım?”


Ben Sana Şiir Yazayım Sen Sadece Gül, şiir kitabını okuduğunuzda aşık bir adamın isyanı ile karşı karşıya kalacaksınız. Giden sevgiliye özlem, kızgınlık ve bolca hüzün var.

Benim bir bayramım var ki yirmi dört saatte üç yüz altmış beş yıl sürer... Bayramda benim, kurban da, kime ne...  

Giden giderken de senden de bir parça alıp götür mü yor mu sizce? Bence bal gibi de alıp gidiyor sizi.

İşte okurken bunları hissedeceğinize inanıyorum. İlle de aşk kırıklığı olması gerekli değil, hayat sizi kırdıysa da bunu hissedebileceksiniz.

Aşkı tabuta sandığa karanlığa saklayamaz insan ve hiç kimsede engel olamaz. 
Şiirler, hep küçük harflerle yazılmış.

Şiirler, tek bir kadın için yazılmış.

Şiirler, çok sevmiş bir adamın yüreği ile yazılmış.

“Sonrayı unut önce bugün var. Bir isyan günü kalabalığı kalbim. Tutukevini düşünme önce bugün var. Mart ayında üşürsün bilirim, fakat önümüz kocaman bir ekim. “

Kitabın sonunda yazarın “Teşekkür” yazısında az da olsa kendisini ve şiirlerini tanıyabiliyorsunuz.

Hele “Neden mi yazıldı?” Yazısını okuduğunda yazdığı şiirlerin neden nasıl ve neyi anlattığını anlıyorsunuz.

“Günahlarım hep bir renk çoktan düşüyorsam sevda sevabımın ağırlığından”
Çok alıntı yaptım biliyorum ama altını çizdiğim daha neleri saklı bende. Sakla ile Hep Olacağım şiirlerini çok beğendim diyebilirim. 

Ben bu kitabı sevdim. Belki iyi değildim, bana iyi gedli, belki bu şiirleri okuyup hüzünlenmeye ihtiyacım vardı. Belki, belki, birçok belki diyebilirim. 

Kısa bir mola verin, Ben Sana Şiir Yazayım Sen Sadece Gül

Okuyunnnnnn

“Kızıl aydınlıkta bir beyazlıktır belirir, sonbaharda o çiçek ne de güzel de sevilir.”
Ayrıca bu kitap Yaşama Açılan Penceredir Kitap Etkinliğinde hediye edilen kitaplar arasında ve ben hem yazarla tanışma, hem konuşma hem de bu kitabını kendisinin elinden imzalı aldım. 



2 yorum :

  1. hiç duymadım tanımıyorum ama içerik iyiymiş kitabın ismi ise nefismiş yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şiir kitabını okursan, eminim çek seveceksin:)

      Sil